Colofon
Deze tekst uit 2001 is op sommige punten mogelijk inhoudelijk verouderd. Op termijn wordt deze tekst herzien en aangepast aan de huidige wetenschappelijke inzichten.
De meest recente informatie vindt u op erfelijkheid.nl. En bij OSCAR, de multi-etnische organisatie voor mensen met sikkelcelziekte en thalassemie.
Productie: VSOP, Vereniging
Samenwerkende Ouder- en Patiëntenorganisaties betrokken bij erfelijke
en/of aangeboren
aandoeningen
İVSOP, juni 2001
Çeviri drs. Recep Aydinli
(vertaling: drs Recep
Aydinli).
VSOP
Vredehofstraat 31, 3761 HA
Soestdijk
Telefoon 035-6028155, fax 035-6027440
email: vsop@vsop.nl, homepage: www.vsop.nl
De VSOP is een
samenwerkingsverband waarbij thans 60 ouder- en patiëntenorganisaties zijn
aangesloten die alle betrokken zijn bij erfelijke en/of aangeboren
aandoeningen.
Deze brochure kwam mede tot
stand dankzij:
Mevrouw S.C. Beacher Patiëntenorganisatie OSCAR
Nederland
Prof.dr. L.F. Bernini Anthropogenetica
Leiden
Drs. D.P.M. Brandjes Slotervaartziekenhuis
Amsterdam
Dr. H. ten Cate Slotervaartziekenhuis
Amsterdam
Dr. P.C. Giordano Hemoglobinopathieën
onderzoekslaboratorium Leiden
Dr. H.L. Haak Leijenburgziekenhuis
Den Haag
Drs. J.C. Oosterwijk Klinisch Genetisch
Centrum Leiden
Mevrouw Dr. M. Peters EKZ/Kinder AMC Amsterdam
Prof.dr. L.W. Statius van
Eps Slotervaartziekenhuis
Amsterdam
Drs. H.J. Walters Slotervaartziekenhuis
Amsterdam
Deze brochure werd
uitgegeven in het kader van het VSOP-project Voorlichting over erfelijke en
aangeboren aandoeningen aan migranten.
Deze uitgave werd mede mogelijk gemaakt door:
İçindekiler
1.
Orak hücre hastalığı nedir?............................................................................................ 3
2.
Orak
hücre hastalığı nasıl oluşur?.............................................................................................. 3
3.
Orak
hücre hastasında şikayetler nasıl oluşur?................................................................ 3
4.
Orak
hücre hastalığı belirtileri nelerdir ve hastadaki
şikayetler nelerdir?............................ 5
5.
Şikayetlerin
oluşmasında önleyici tedbirler nelerdir?......................................................... 5
6.
Orak
hücre hastalığı nasıl aile boyu geçiş yapar?............................................................. 6
7.
Hamilelik...................................................................................................................... 7
9.
Ameliyatlar.................................................................................................................. 8
10.
Doktorunuzla
irtibat kurmanız gereken durumlar.............................................................. 8
11.
Orak
hücre hastalığının tedavisi nasıldır?......................................................................... 8
12.
Orak
hücre hastalığında geleceğe dönük gelişmeler nelerdir?........................................... 8
13.
Kalıtım (Genetik).......................................................................................................... 8
14.
Kalıtım ve Önleme........................................................................................................ 9
15.
Talasemi Nedir?........................................................................................................... 9
16.
Kalıtım ve Talasemi...................................................................................................... 10
17.
Talaseminin Önlenmesi................................................................................................. 10
İrtibat Adresleri............................................................................................................ II,
11+12
1. Orak hücre hastalığı nedir?
Tıp
dilinde orak hücre hastalığının birkaç ismi vardır:
sicklecell anemi, HbS hastalığı veya S/S
hastalığı gibi. Hollandacada bu hastalığa
sikkelcelziekte denmektedir ve kan ile ilgili bir hastalıktır.
Kanımızın önemli kısmı alyuvar hücrelerinden
oluşmaktadır. Alyuvarların görevi vücudumuzun her
kısmına oksijen taşımasıdır. Nefesle
aldığımız oksijen, akciğerlerde alyuvarlarda bulunan
ve kanımızın kırmızı rengini veren hemoglobin maddesine
bağlanır. Hemoglobinin birkaç çeşidi mevcuttur. Örneğin
anne karnındaki ve yeni doğmuş bebeklerde F tipi Hemoglobin
(HbF), normal erişkin bir insanda A tipi Hemoglobin (HbA)
bulunmaktadır.
Orak
hücre hastalarında ise kanın kırmızı rengini veren
hemoglogin maddesinin sağlıklı kişilere göre
yapısı farklıdır. Bu kişilerde S tipi Hemoglobin (HbS)
mevcuttur.
Bu
kişilerin alyuvarları oksijen miktarı az olduğu zaman
şeklen değişikliğe uğrarlar ve orak şeklini
alırlar. Orak hücre hastasında bu alyuvarlardan fazlaca bulunur.
Kişinin kanında bu
alyuvarların varlığı özel test ile
araştırılabilir ve
sikklecel anemisi olup olmadığı tespit edilebilir.
(kansızlık tıp dilinde anemi olarak geçmektedir)
Aşağıda
normal alyuvarlar ile orak şeklini almış alyuvarların resmini
görmektesiniz.

Normal
alyuvarlar Orak hücre
alyuvarı
2. Orak hücre
hastalığı nasıl oluşmaktadır?
Orak hücre hastalığı Afrikada
çoğunlukla zencilerde görülen bir hastalıktır. Dünyanın
diğer bölümlerinde özellikle Akdeniz ülkeleri ( buna Türkiye de
dahil) Arap ülkelerinde ve Amerikada
da bu hastalığa sıkça rastlanmaktadır.
Dalak normalde ortalama 120 günlük ömrünü
tamamlayan alyuvarları parçalayan organdır. Ancak orak hücre
hastalığı olan hastalarda alyuvarlar şekil bozukluğu
nedeniyle dalak tarafından tutulmaları ve parçalanmaları
artmış, dolayısıyle ömürleri azalmıştır.
Orak
hücre hastalığı aile boyu kalıtım yoluyla nesilden
nesile geçmektedir. Orak hücre hastasının kalıtım maddesi
(DNA)sı sağlıklı kişilere göre az farklılık
gösterir. Bu hastalık yalnız anne ve babanın herikisinin de kalıtım
maddelerinde (DNA)larında hata varsa ortaya çıkar. Şunu
belirtmeliyiz ki orak hücre hastalığı asla bir bulaşıcı hastalık
değildir. Bu hastalık aile boyu kalıtım yolu ile nesilden
nesile aktarılan ve doğumdan
itibaren bulunan bir hastalıktır. Orak hücre hastasından
alınan kanla da hastalık geçmez. (Kan verilmesi durumunda olduğu
gibi)
3. Orak hücre
hastasında şikayetler nasıl oluşur?
Bu hastalarda alyuvarlar farklı
olduklarından dolayı birkaç problem meydana gelmektedir. Bu
problemlerin başlıcaları şunlardır:
I)
Orak hücreleri vücut
tarafından normal alyuvarlara göre daha çabuk yıkıma
uğrarlar.
Alyuvarların daha çabuk yıkılmasından dolayı geriye az
miktarda alyuvar kaldığından kansızlık oluşur. Buna tıp dilinde anemi de
denilir.
Kansızlık belirtilerini veya şikayetlerini şöyle
sıralayabiliriz: Normalden daha çabuk yorulma, iştahsızlık,
halsizlik ve kulak çınlaması gibi. Alyuvarların hızlı
yıkımından dolayı alyuvarlarda bulunan bilirubin maddesi
ortaya çıkar. Bu madde deride ve gözlerde sarı renk
oluşmasına neden olur. Buna
sarılık (=icterus) denir.
Orak hücre
hastaları enfeksiyonlara karşı artmış
duyarlılık gösterirler. Enfeksiyonlarda alyuvar yıkımı
hızlanmış olup bununla birlikte çeşitli belirtiler
oluşabilir. Bunlar cildin solgunlaşması, sarılık, koyu
renkte (kolaya benzer) idrar yapma, kalp çarpıntısı, baş
dönmesi, bayılma ve nefes darlığı gibi. Böyle bir duruma anemik (kansızlık) krizi denir
II) Alyuvarların oraklaşması olayı
Bu olay aşağıda belirtilen şartlarda
gerçekleşebilir
·
Alyuvarların
yeteri kadar oksijen alamadıkları şartlarda. Alyuvarların yedek oksijen miktarının
azalması ve buna bağlı olarak oksijenin daha çabuk tüketilmesine
sebep olur. Örneğin bu şartlar yüksek dağlarda ve basınç kabini
olmayan uçaklarda olabilir.
·
Vücudun çok oksijene ihtiyaç duyduğu şartlarda. Örneğin ağır uğraşlar
(ağır sporlarda), enfeksiyonlarda, aşırı yorgunlukta
ve uykusuzlukta.
·
Dehidratasyonda, vücudun aşırı su
kaybına uğradığı durumlarda
·
Çok aşırı soğuklarda
Orak şeklini almış alyuvarlar adeta birbirine geçerek
kenetlenirler ve küçük kılcal damarları tıkarlar. Buna
bağlı olarak çeşitli organlara az kan ulaşır.
Bu duruma vaso-oklüsif kriz (damar
tıkanması) krizi denir. Şikayetler vücudun hangi damarları
tıkanmışsa ona bağlı olarak gelişir. Bunlar:
a)
Kemiklerde:
Kol ve bacak veya sırtta şiddetli
ağrılar (küçük çocuklarda el ve ayaklarda) oluşur. Bu
ağrılar ani oluşur ve birkaç gün sürebilir. Ağrılar
bir yerde kalır veya başka bir tarafa da sıçrayabilir. Örneğin
diz kapaklarından dirseklere sıçraması gibi.
Ağrının olduğu yerde ciltte
veya bağ dokusunda şişme ve kızarıklık
oluşur. Bu
belirtilere ağrılı kemik
krizi (pijnlijke botcrise) denir. Küçük çocuklarda ise daha çok el-ayak sendromu (hand-voet syndroom) görülür.
b) Akciğerlerde:
c) Bağırsaklar:
Ani
oluşan ve uzun süren şiddetli karın ağrıları,
bağırsağı besleyen kılcal damarların
tıkanması belirtisi olabilir. Buna bağırsak enfarktüsü
(darminfarct) denir.
d) Beyin:
Beyine
yeteri kadar kan gitmediği zaman şu belirtiler oluşabilir: Ani
olarak gelişen normal konuşamama hali, kollarda ve bacaklarda gücün
azalması, uyuşukluk oluşması ve kasların istek
dışı gerilip gevşemesi. Buna beyin enfarktüsü veya felci (herseninfarct of CVA) denir.
Yaşam sürecinde beynin fonksiyonuna bağlı
rahatsızlıklar oluşabilir. Örneğin düşünmede
aksaklıklar, konsantrasyon eksikliği, hafıza kaybı
e) Böbrekler:
Böbreklerin
içinde de büyük miktarda ince damarlar olduğundan dolayı oralarda da
oraklaşmış alyuvarlar tıkanma oluşturabilir ve böbrek yetmezliğine (nierfunctiestoornissen)
sebep olur. Bunun belirtileri ise idrarda kan görülmesi ve
(böbrekler
idrarı yoğunlaştırma özelliğini kaybettiklerinden
dolayı) çok idrar yapmadır. Bu durumda vücudun su kaybına
uğraması riski de yükselmiş olur. Özellikle ishal ve ateşli
durumlarda tehlikelidir.
f) Penis:
Bazen
erkek cinsel organında orak hücreleri toplar damarlarında
tıkanmaya sebep olur ve cinsel uyarı olmaksızın arka arkaya
veya devamlı şekilde ağrılı ereksiyon oluşabilir.
Buna tıp dilinde priapism
(priapisme) denir.
g) Gözler:
Gözdeki
damarların tıkanması ile ani olarak gözlerin iyi görmemesine
sebep olabilir.
Not: Yukarıda
sıralanan belirtilerin hepsi aynı anda veya bir hastada hepsinin
bulunması gerekmez.
4. Orak hücre
hastalığı belirtileri ve hastanın şikayetleri
nelerdir?
Çoğu orak hücre hastaları uzun
zaman arası rahatsızlık göstermezler. Bu hastalar bu durumda
dengede sayılırlar. Bazı dönemlarde ise şiddetli
rahatsızlıklar oluşabilir. Bu döneme de kriz dönemi (crises)
denmektedir. Şikayetler orak hücre hastalığına
bağlı kaynaklanabilir. Fakat basit bir nezle de bu krize sebep olur.
Bunlar
arasındaki farkı belirlemek için aşağıda
şikayetlerin gruplandırılmasını vereceğiz.
Özellikle ikinci grup şikayetler (şiddetli ve ani oluşan
şikayetler)de doktorunuzla irtibat kurmanız gerekmektedir. Bazı
hastalar kriz geldigini hissederler. Bu durumda uzunca beklemeyin ve hemen
doktorunuzla veya tedavi gördüğünüz hastaneyle irtibat kurun.
Birinci
grup: Çok görülen şikayetler
q
Alışılmıştan
daha çabuk yorgunluk, halsizlik ve iştahsızlık
q
Göz
akının açık sarı renk alması
q
Çok
idrar yapmak ( tuvalete sık çıkma)
q
Çocukların
normalden yavaş büyümeleri (kansızlıktan dolayı)
İkinci
grup: Şiddetli ve ani oluşan şikayetler:
q
Ateşlenme
(38.5 dereceden yüksek ve 24 saatten fazla süren)
q
Baş
ağrısı, kollarda veya bacaklarda güçsüzlük, uyuşukluk,
kasların gerilip gevşemesi(stuipen)
q
Ağrılı
krizlerin oluşması
q
Cildin
solgunlaşması veya sarılığın ani
çoğalması ve bununla birlikte dalak büyümesinin oluşması.
q
El
ve ayaklarda ağrılı şişmelerin oluşması
(el-ayak sendromu).
q
Ani
oluşan görme bozuklukları.
q
Ani
oluşan nefes almada zorlanmalar ve nefes darlığı.
q
Ani
oluşan karnın üst sağ bölümünde ağrılar ve bu
ağrıdan dolayı oturma ve yatmada güçlükler ( bu belirtiriler
safra kesesinde taş oluşumuna işaret edebilir).
q
Erkeklerde
peniste ağrılı ereksiyon oluşması
q
İdrarla
beraber kan gelmesi
q
Bacaklarda
yaraların oluşması
Yukarıda
belirtilen ikinci grup şiddetli ve
ani oluşan şikayetlerde
mutlaka aile doktorunuzla veya hastane ilk yardımı ile irtibat
kurmanız gerekmektedir.
5. Şikayetlerin
önlenmesi için alınması gereken tedbirler nelerdir.
Orak
hücresi hastası olarak şikayetlerinizi en aza indirgemek
istiyorsanız, aşağıda belirtilen yaşam
kurallarına uymaya çalışmalısınız.
* Sağlıklı
yaşam, yani:
-
iyi,
bol çeşitli gıdalar yemeli
-
yeteri
kadar dinlenmeli
-
yeteri
kadar fiziksel hareket etmeli (aşırı ağır sporlardan
kaçınmalı)
* Stressten
kaçınmalı, yani:
-
yeteri
kadar uyumalı
-
sıkıntı
doğuracak olaylardan sakınmalı
-
Aşırı
derecede yorulmamalı
* Enfeksiyonlara
karşı önlem almalı, yani:
-
Temizliğe
dikkat etmeli
-
Dişleri
iyi fırçalamalı ve sık aralarla dişçiye kontrole gitmeli
(dişçinize de sikkle cell hastası olduğunuzu belirtin)
-
Ateşlendiğiniz
zaman hemen doktorunuza telefon edin (ateşiniz 38.5 dereceyi geçtiği
zaman
-
12
yaşına kadarki orak hücre hastası çocuklara enfeksiyonları
önlemek için doktorunuz kontrolünde günlük penisilin (Broxil) vermeli
-
Her
çocuğa yapılan normal DKTP, HIB ve BMR aşılarının
dışında Pneumovax
aşısı yaptırılmalı (ilki 2 veya 3
yaşında olmak üzere daha sonra her 5 yılda bir
tekrarlanmalı)
* Vücudun
aşırı su kaybını önlemeli, yani:
-
Su
kaybına neden olabilecek durumlarda (sıcaklarda, ateşlenmelerde,
kusmalarda ve ishalde) bolca su veya limonata içmek çok önemlidir
* Soğuklardan
sakınmalı, yani:
-
Kışın
sıcak giyinmeli, soğuk sularda yüzmekten sakınmalı
-
Yüzdükten
sonra ise sıcak duş yapmalı ve hemen kurulanmalı
6. Orak hücre
hastalığı nasıl aile boyu geçiş yapar?
Başta
belirtildiği gibi orak hücre hastalığı irsi bir hastalıktır ve yalnız anne ve babanın
herikisinin de kalıtım maddelerinde (DNAlarında) hata varsa
ortaya çıkar.Bu nedenle Orak hücre hastalığına ilişkin
insanları üç gruba ayırabiliriz:
1.
Sağlıklı
insanlar (bu kişilerde normal hemoglobin (= hemoglobin A) bulunur.
Bunlarda bulunan hemoglobin maddesi AA olarak da belirtilir
2. Orak hücre
hastalığı taşıyıcıları
(bu kişilerin hemoglobinlerinin bir bölümü normal hemoglobin A diger
bölümü ise orak hücre hemoglobini (= hemoglobin S)den oluşmaktadır. Bu da AS olarak belirtilir
3. Hastalar: Orak hücre hastalığı olan kişilerde sadece
Orak hücre hemoglobini bulunur. Bu da SS
olarak belirtilmektedir.
Taşıyıcılar:
Orak hücre hastalığı
taşıyıcılarında hemoglobin maddelerinin
yarısı normal hemoglobindir (HbA=
A tipi hemoglobin). Normal hemoglobin görevini yeteri kadar
yaptığı için bu kişilerde
yok denecek kadar az şikayet oluşur. Yalnız çok
aşırı durumlarda örneğin yüksek yerlerde yapılan
maraton koşularında problemler
oluşabilir.Taşıyıcı kişilere orak hücre-traitte
(sikkelcel-trait) de denir.
Taşıyıcı kişiler
hastalığı çocuklarına aktarabilirler,
aşağıda verilen birinci, ikinci ve üçüncü örneklerde olduğu
gibi . Kendileri ender hastalık belirtileri gösterirler.
Bir kişinin taşıyıcı olup
olmadığı ancak kan testi ile anlaşılabilir.
Orak hücre hastaları:
İnsanda bulunan her irsi vasıflar çift şekilde
bulunur. Biri anneden diğeri ise babadan
aktarılmıştır. Orak hücre hastası da bu özelliği
hem anneden hem de babadan almıştır yani ya her iki velisi de
taşıyıcı olmalı (örnek 2de olduğu gibi), veya
iki velisi de orak hücre hastası olmalı veyada bir velisi
taşıyıcı diğeri ise orak hücre hastası
olmalı (örnek 3te olduğu gibi).
Orak hücre hastalığı nasıl
nesilden nesile geçtiği anlaşilabilmesi için aşağıda
birkaç örnek sunacağız. Bununla birlikte şu hususlara dikkat
etmelisiniz:
a)
Örneklerde
verilen hastalığın oluşma olasılığı her yeni doğacak çocuk için
geçerlidir, yani bir hasta çocuğun doğmuş olması diğer
çocukların sağlam olacağının bir garantisi
olmadığı gibi sağlam doğan bir çocuktan sonra diğerlerinin
de sağlam olacağını söylemek mümkün değildir.
b)
Örneklerdeki
anne ve babanın yerleri değiştirilebilir.
Örnek 1:
Baba taşıyıcı olup (AS),
anne sağlam ise (AA). Doğacak olan çocuğun
taşıyıcı olma olasılığı %50 dir. Çocuğun sağlam olma
olasılığı da %50dir. Bu durumda doğacak çocuğun
orak hücre hastası olma olasılığı yoktur.

Yani çocuklar %50 AA
(=Sağlam)
%50 AS (=Taşıyıcı)
Örnek 2:
Anne ve Babanın herikisi de
taşıyıcı (AS) iseler:
Taşıyıcı bir çocuğun olma
olasılığı %50, çocuğun orak hücre hastası olma
olasılığı %25 ve çocuğun sağlam olma
olasılığı %25tir.

Yani çocuklar
%25 AA (=Sağlam)
%50 AS (=Taşıyıcı)
%25 SS (= Orak hücre hastası)
Örnek 3:
Anne orak hücre hastası ise (SS), baba
taşıyıcı (AS), Taşıyıcı bir
çocuğun olma olasılığı %50, çocuğun orak hücre
hastası olma olasılığı %50 , çocuğun sağlam ve taşıyıcı olmama
olasılığı ise yoktur. Yani ya çocuklar hasta doğar
veya taşıyıcıdırlar.

Yani çocuklar
%50 AS (=Taşıyıcı)
%50 SS (= Orak hücre hastası)
Örnek 4:
Baba orak hücre hastası ise (SS), anne
sağlam (AA), taşıyıcı bir çocuğun olma
olasılığı %100dür. Çocuğun sağlam ve
taşıyıcı olmama olasılığı ise yoktur.

Yani çocuklar
%100 AS (=Taşıyıcı)
7.
Hamilelik
Orak hücre
hastası bayanlarda hamile süresinde çoğu zaman problemler
oluşmaktadır. Çoğu zaman
kansızlık artmakta ve krizlerin sıklığı ve
şiddeti de artmaktadır. Bundan dolayı hamilelik döneminde hamile
olan kişiyi daima bir doktor
kontrolünde olması çok önemlidir. Çoğu zaman hamileye doğum
yaklaştıkca birkaç kez kan verilir. Bu şekil önlemlere
rağmen hamilenin düşük yapma olasılığı yüksektir.
Doğum ise çok özen bakımla hastanede olması şarttır.
8.
Dişçi
Orak hücre hastası olan kişiler ağız
temizliğine çok önem vermeli ve sık aralarla diş hekimine
kontrole gitmeliler. Diş
hekiminize sizde orak hücre hastalığı olduğunu
anlatmanız çok önemlidir. Dişlerinizdeki enfeksiyon bir krize neden
olabileceği için hekiminiz kontrolde dişlerinize daha özenle
bakmalı ve onun vereceği tavsiyelere uymalısınız.
Dişleriniz çekilmesi gerektiği zaman özel bir tedbir
alınmasına gerek yoktur.
9.
Ameliyatlar
Bayıltılmış
halde gerçekleştirilen ameliyatlar esnasında alyuvarlar daha çabuk
oraklaşmaktadırlar. Bundan dolayı orak hücre hastasına
ameliyat öncesi birkaç kez kan verilmesi gerekmektedir. Böylece hem
alyuvarların oraklaşması hem de
şikayetlerin oluşması önlenmiş olur. Gerekli
önlemleri almak için bayıltıcı doktorun (anestezist) da sizde orak hücre hastalığı
olduğunu bilmesi gerekmektedir.
10. Doktorunuzla irtibat
kurmanız gereken durumlar
Orak
hücre hastalığı konusunda uzman olan bir doktoru aramanız
tavsiye edilir: Bu kişiler hematolog/ çocuk doktoru veya hematolog/ iç
hastalıkları doktoru olabilir (hematolog; kan hastalıkları
uzmanı anlamına gelmektedir). Senede bir veya iki kez poliklinik
kontrollerinde muayene ve kan testi yaptırmanız tavsiye edilir.
Böylece orak hücre hastalığı belirtileri daha erken teşhis
edilir. Örneğin kansızlık durumlarında daha çabuk kan
verilebilir. Poliklinik kontrollerinde doktorunuza her türlü soru sorup
danışma imkanı bulabilirsiniz.
Ayrıca
doktorunuzu bölüm 4'te belirtildiği gibi şiddetli ve ani oluşan
şikayetlerde hemen doktorunuzu
aramanız gerekmektedir
11. Orak hücre
hastalığının tedavisi nasıldır?
Orak
hücre hastalığına sebep olan nedenler yani insandaki
kalıtım maddesini değiştirmek şu anda imkânsız.
Fakat hastalık belirtilerinin ve
şikayetlerin oluşmasını önleyici tedbir ve tedavi
yöntemleri geliştirilmektedir.
Şu
anda birkaç tedavi şekli geliştirilmiştir. Bunları
şöyle sıralıyabiliriz:
1.
Antibiyotik ilacı alma: Enfeksiyonları
önlem ve tedavisi için
2. Ağrı kesici ilaçlar ve bol su
içme: Kemiklerde, karında ve
akciğerlerde oluşan ağrılara karşı
3. Folik
Asit (foliumzuur) hapı kullanma: Vücudun kan
yapmasını artırmak için
4. Kan verilmesi: Aşırı
kansızlıklarda veya ağrılı krizlerde, akciğer ve
beyin enfarktüsünde, ayrıca ameliyatlarda.
5. Hastanın hastaneye
kaldırılması: Çok
şiddetli ağrılı krizlerde, kansızlık ve
enfeksiyonlarda
Dikkat: İzine
gittiğinizde yanınızda hastalığınızı
anlatan broşürünüzü veya Doktorunuzdan aldığınız
hastalık belgesini yanınızda götürünüz.
12. Orak hücre hastalığında
geleceğe dönük gelişmeler nelerdir?
Amerika,
İngiltere ve Hollanda'da doktor ve araştırmacılar orak
hücre hastalığı ile ilgilenmektedirler
Bu
kişiler:
1.
Hastalık
hakkında hastalara , onların velilerine, diğer doktor ve
hemşirelere, ebelere ve diğer ilgili olan kişilere yeterli ve
sağlam bilgi vermeye çalışmaktadırlar
2.
Orak
hücre hastalığının erken teşhis edilmesini
sağlamaya çalışmaktadırlar
3.
Yeni
tedavi metotları geliştirip test etmektedirler.
4.
Hatalı
kalıtım maddesini (DNA'yı) değıştirmeye
çalışmaktadırlar
13. Kalıtım (Genetik)
Her insanın bütün kalıtsal (ırsi)
özellikleri genlerde (DNA) kaydedilmiştir; örneğin saç rengi,
kan grubu, cilt rengi, göz rengi ve benzeri.
İnsanlarda hemen hemen bütün genlerin iki
örneği vardır: biri babadan gelen ve biri de anneden gelen. Genler
böylece çift nüsha halinde bulunurlar. Sırası gelince her
insan genlerinin yarısını çocuklarının her birine
nakleder. Yani her çiftden birtane.
Insanin her bir çocuğu için hangisini
aktardığı yine farklıdır; bundan dolayı anneler
ve babalar çocuklarına benzerler. Çocuklar da birbirlerine benzerler,
fakat onlar aynı zamanda farklıdırlarda.
Her insan ayrıca olumsuz özellikli
(hatalı) tek tük gen taşır. Bazen bu ağır kalıtsal (ırsi) bir
hastalığa sebep olabilir, fakat genelde çiftin diğer geni
böyle bir kişinin hemen hemen hiçbir şey farketmemesini sağlar.
Bu taşıyıcılık olarak isimlendirilir ve orak
hücre hastalığı ve talasemi (Akdeniz anemisi) gibi kan
hastalıklarında bu taşıyıcılık trait
(ayırıcı nitelik) olarak adlandırılır.
Taşıyıcılık
kansızlığa sebep olabilir mi? Bazen taşıyıcı
hafif kansızlığa sahip olabilir ama çoğunlukla onda
hastalık belirtileri yoktur. Taşıyıcılık zaman
içerisinde gerçek talasemi veya orak hücre hastalığına dönüşemez.
Kim kalıtım ve hastalık üzerine daha fazla bilmek istiyorsa,
VSOPdan kitapçık sipariş edebilir.
14. Kalıtım ve Önleme
Orak hücre hastalığı kalıtsal
bir hastalıktır. Eğer sizde orak hücre hastalığı
varsa, anneniz ve babanız taşıyıcı olmak veya
kendileri bu hastalığa sahip olmak zorundadırlar.
Eğer sizin orak hücre hastalıklı çocuğunuz varsa, o durumda
siz ve sizin kocanız veya karınız bu hastalığın
taşıyıcısı veya sizler kendiniz bu hastalığa
veya biriniz taşıyıcı ve diğeriniz hastalığa
sahip olmak zorundasınız. Bunun iki önemli sonucu vardır.
a Her
hamilelikte orak hücre hastalığının yüksek olma
olasılığı
Her
hamilelikte çocuğun orak hücre hastalığına sahip
olmasının artmış olasılığı
vardır. Şayet sizin ve eşinizin hangi tür
taşıyıcılığa sahip oldugunuz kesin biliniyorsa,
çocuğunuzda orak hücre hastalığının ne kadar
ağır olabileceği araştırılabilir.
Birkaç
durumda (bir sonraki) hamilelikte rahimdeki çocukta orak hücre
hastalığı olup olmadığını tespit etmek için
araştırmak mümkündür. Bu hamilelikte erken bir safhada olur,
eğer yaklaşık (görülmeyen adet dönemi) 6 haftanın üzerinde
iseniz.
Eğer doğacak
çocuğunuzda orak hücre hastalığının ağır bir
şekli söz konusu ise, o zaman muhtemel bir kürtajada karar verebilirsiniz.
Bu konuda doktorunuzla görüşebilirsiniz veya civardaki klinik genetik (kalıtımla
ilgili) merkezle temasa geçebilirsiniz.
b Aile
araştırması
Eğer orak hücre hastalığı
taşıyıcısı veya kendiniz orak hücre hastası
iseniz, o zaman bu demektir ki bu kalıtım faktörüne ailede
rastlanılmak zorundadır. Çocuklarınız, anneniz,
babanız, erkek kardeşleriniz ve kız kardeşleriniz, kız
ve erkek yeğenleriniz ve amcalarınız, halalarınız,
dayılarınız ve teyzeleriniz hepsi taşıyıcı
olabilirler.
Onların, çocukları
olmadan önce,
taşıyıcılık araştırması
yaptırmaları onlar için önemlidir. Zira onların
(gelecekteki) çocuklarıda yüksek olasılıkta orak hücre
hastası olabilirler ve onlar da gerekirse hamilelik sırasında
erken araştırmadan yararlanabilirler.
15. Talasemi Nedir?
Talasemi hastalığı (talasemi major
veya Cooley anemisi) her ikiside taşıyıcı olan
sağlıklı annelerin ve babaların çocuklarında olabilen
ağır kansızlığın ismidir. Orak hücre
hastalığında biraz değişmiş hemoglobinden
bahsedilirken, talasemide hemoglobinin yapısında yetersiz yapım
vardır. Doğumdan yaklaşık 6 ay sonra Cooley anemili bebek
yetersiz hemoglobin yapacak ve ağır kansızlığı olacaktır.
Düzenli kan
transfüzyonları (kan nakli) ve fazla
kan nakillerinden ileri gelen aşırı demir
fazlalığını gidermek için ilaçların
verilmesi, mümkün olan tek tedavidir.
Şayet uygun donor (organ verici) bulunursa, günümüzde kemik
iliği nakli de uygulanıyor. Bu
tedavinin başarısı büyük ölçüde kesin değildir.
Transfüzyonlar ve anti-hemosiderosis (biriken
demire karşı) tedavisi en
uygun hemoglobin ve demir düzeyini sabit tutmak; belirtiler ve
komplikasyonlarda yardım etmek için sıkı tıbbi kontrol
altında yapılır. Belirtiler şunlar olabilir: dalak ve
karaciğerde büyüme, kemiklerde şekil bozukluğu, gelişme
geriliği, puberte (ergenlik) gelişiminde ve seksuel (cinsel)
fonksiyonlarda bozukluk, tiroid bezi sapması, şeker
hastalığı, enfeksiyonlar, diş bakımı problemleri.
Tedavi eden uzman bütün olası belirtileri göz
önünde bulunduracaktır. Daha başka talasemi çeşitleride
(alfa-talasemi gibi) vardır fakat burada bunlar bahsedilmeyecektir.
16. Kalıtım ve Talasemi
Talasemi de kansızlığın
kalıtsal (ırsi) bir şeklidir. Kalıtsal olarak geçme tam
olarak orak hücre hastalığında olduğu gibidir (4. ve 5.
bölümlere bakınız). Eğer her iki eşde
taşıyıcı ise, onlar hatalı hemoglobin özelliklerini
çocuklarına nakledebilir. Bu çiftin her çocuğu çift
taşıyıcılıkta (anne ve babada
taşıyıcı) her ikiside sağlıklı olan anne ve
babadan hatalı özelliği % 25 alma olasılığına
sahiptir. Bu çocuk ağır hasta olacaktır.
Bunu yanı sıra, çocuğun % 50
taşıyıcı olma olasılığı vardır,
anne ve babasında olduğu gibi ve % 25 hatalı özelliği
almama olasılığı vardır. Bu çocuklar
sağlıklı olacaktır.
Ilke olarak Hollandada herkes talasemi veya orak
hücre hastalığı taşıyıcısı olabilir.
Fakat Kuzey-Avrupalılarda buna seyrek rastlanır. Bu özelliklere daha
sık Güney-Avrupadan ve Akdeniz çevresi ülkelerinden Yunanistan,
İtalya, Türkiye, Orta-Doğu ve Kuzey Afrika (Fas, Tunus,
Mısır vb.) gibi gelen kişilerde rastlanılır.
Ayrıca Orta-Afrika, Surinam ve Asya (Endenozya, Çin, Tayland vb.)
ülkelerinden gelen kişilerde de bu özelliklere sık rastlanılmaktadır.
17. Talaseminin Önlenmesi
Herkes için fakat özellikle aile kurmak isteyen
genç kişiler için talasemi (veya orak hücre hastalığı )
taşıyıcısı olup olmadıklarını bilmek
önemlidir. Eğer bir kişinin kan tahlilinde bu özelliği
taşıdığı ortaya çıkarsa, o zaman çocukları
olmadan önce, eşininde taşıyıcı olup
olmadığını araştırmak çok önemlidir. Çünkü
eğer her ikiside taşıyıcı iseler, onların
çocuklarının %25 ağır talasemi hastası olma
olasılığı vardır.
Eğer bir kişide
taşıyıcılık tespit edilmişse, aile
araştırması kesinlikle anlamlıdır. Çünkü erkek
kardeşler, kız kardeşler, erkek ve kız yeğenler de
taşıyıcı olabilir ve çocukları içinde olası risk
olabilir.
Orak hücre hastalığında olduğu
gibi talasemi içinde hamilelik sırasında araştırma
mümkündür. Her ikiside taşıyıcı olan anne ve baba
çocuklarının hastalıklı olup olmayacağını
istenirse bu araştırma yardımıyla öğrenebilirler. Bu
araştırma annelere ve babalara geniş bir bilgilendirme
sonrası klinik genetik merkez aracılığı ile
yapılır.
Hamilelik
sırasında araştırma koryon biyopsisi
aracılığı ile yapılır, eğer bayan
(görülmeyen adet dönemi) 6 haftanın üzerinde ise. Eğer ailede
talaseminin ağır şekli olursa, olumsuz sonuçta anne ve
babanın talebi üzerine hamilelik sonlandırılabilir (kürtaj).