KALITIMSAL HASTALIKLAR HAKKINDA BİLGİNİZİN OLMASİ ÇOK ÖNEMLİDİR
Yaz tatilinde çok sayıda Türk genci Türkiye'ye giderek, orada bulunan kuzenlerinden veya
akraba çocuklarından birisiyle evleniyorlar. Eskiden Hollanda'da akraba evliliği çokça
yapılırdı. Akraba evliliğinin olumsuz sonuçları görüldüğü için günümüzde Hollanda'da
akraba evlilikleri artık yapılmıyor.
Türk kuzenler evlendikten sonra dünyaya gelen çocukları kalıtımsal bir hastalığa (kansızlık)
yakalanıyor. Bu çift kalıtımsal hastalıklar hakkında bilgi sahibi olduğunu ve akraba
evliliğinden sonra dünyaya gelecek çocukların irsi hastalıklara yakalanma riski taşıdığını
bildikleri için, evlenmeden önce kan testi yaptırıyorlar. Test sonuçlarına göre evlenmelerinde
bir sakınca görülmüyor.
Yaptığınız akraba evliliğinden doğacak sorunlardan hiç korkmadınız mı?
Evli çift: Doğrusu bundan oldukça korktuk. Evlilik öncesi bu konuları aramızda konuştuk.
Türkiye'de kan tahlili yaptırdık. Tahlil sonuçları olumlu çıkmıştı. Ondan sonra evlenmeğe
karar verdik. Eğer doktor evlenmemizin sakıncalı olacağını söyleseydi, doğacak
çocuklarımızı dikkate alarak bu evlilikten vazgeçebilirdik. Çünkü bizim toplumumuzda
evlilik çocukların varlığıyla bir değer kazanıyor.
Evlilik öncesi yaptırılan kan testlerinin olumlu çıkması doğacak çocukların mutlaka sağlıklı
olarak dünyaya geleceği anlamına gelmez. Bu durum konuştuğumuz bu ailenin de başına
gelmiş. Ailenin ilk çocuğu doğduğunda hiçbir şeyi yokmuş, dokuz ay sonra çocuk hasta
olmuş. Ev doktoru çocuğu hemen hastaneye sevk etmiş. Çocuk sıkı bir kontrolden geçirilmiş.
Kanındaki demir oranının eksik olduğu saptanmış. Bunu telafi etmek üzere çocuğa ilaç
verilmiş ama bu sorunu çözmeye yetmemiş. Yapılan detaylı araştırma sonucu, çocuğun
kalıtımsal (irsi) bir rahatsızlığı olduğu ortaya çıkmış. Anne ve baba bu haberi alınca adeta şok
olmuşlar, çünkü onlar kesinlikle böyle bir şeyi akıllarından dahi geçirmemişler. Zaten
kendilerinin bir sağlık sorunları da yokmuş. Doktorlar onların sağlık durumlarını araştırmaya
karar vermişler.
Anne ve baba: Doktorlara sağlıklı olduğumuzu, bir sorunumuzun olmadığını söyledik.
Onlara göre çocuğumuz bu irsi hastalığı bizlerden almıştı. Çünkü bizler birer taşıyıcı
konumundaydık. Kendimiz hasta değildik ama irsi rahatsızlığı taşıyorduk
Bu durumda, olanlardan kendinizi suçladınız mı?
Anne ve baba: Başlangıçta oldukça!.. Çocuğumuzun bu hastalığı bizden almış olmasına çok
üzüldük. Doktorların bizi araştırmalarına izin vermediğimizden pişmanlık duyduk. Kendimizi
suçlu olarak görüyorduk. Çocuğumuzun sürekli olarak kanının değiştirilmesi gerekiyordu.
Değişen kan nedeniyle çocuğun ciğerlerine giden kanındaki demir oranı yükseliyordu. Bunun
için çocuğa her akşam kontrollü olarak damarlarından kan verilmesi gerekiyordu.
Çocuğumuz bütün bunlardan çok acı çekiyor ve her gün hastaneye gittiği için çok üzülüyordu.
Ve bize çektiği bütün bu acıların niçin son bulmadığını soruyordu.
Bu anne, ikinci bebeğine hamile kaldığında yeniden genel bir test yaptırdı ve ikinci
çocuğunun irsi bir rahatsızlığı olmadığı anlaşıldı. Ilk çocuğun hastalığı, bu evliliği olumsuz
yönde etkilemişti. Ikinci çocuğun kendisi, anne ve babası gibi hasta değil, irsi hastalığı taşıyandı.
Sülalede akraba evlilikleri yıllardır sürüp gidiyorsa, bu sülalede dünyaya gelen her yüz
çocuktan yaklaşık yirmi tanesi irsi bir hastalık taşır.
Eğer evlenmeden önce irsi hastalıklar hakkında bilgi almak istiyorsanız, hamileyseniz ve
ailenizde bu tür hastalıklar varsa bütün bu konuları ev doktorunuzla konuşabilir veya 0900-6655566 nolu telefondan Erfolijn irsi hastalıklar hattını arayarak bilgi alabilirsiniz.